Translation of "deve" into Arabic

جمل, تۆگە, جَمَل are the top translations of "deve" into Arabic.

deve noun grammar
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • جمل

    noun masculine

    Bütün gün lanet olası deve izlerini takip ettim bu yüzden sözü kısa keseceğim.

    أتبع جمل يتعقّب كلّ الدامي الصباح ، لذا دعنا نجعل عمل قصير هذا.

  • تۆگە

  • جَمَل

    Bütün gün lanet olası deve izlerini takip ettim bu yüzden sözü kısa keseceğim.

    أتبع جمل يتعقّب كلّ الدامي الصباح ، لذا دعنا نجعل عمل قصير هذا.

  • دوه

    (Eski Türk. teve – tevey; teve’nin Moğolca temegen’den geldiği bâzı dilciler tarafından ileri sürülmüştür) Geviş getiren memelilerden, sırtı bir veya iki hörgüçlü, eti yenip sütü içilen, bacakları ve boynu çok uzun yük ve binek hayvanı: Çıngıraklar içinde deveninkiler en kıymetsizidir (Refik H. Karay). Matmazel, şâyet deve sırtında bir gezinti yapmak isterseniz... (Refik H. Karay). Bu transit yolunda her yıl otuz bin deve ve belki iki misli katır işliyordu (Ahmet H. Tanpınar). ѻ Deve bağırtan: Dik ve taşlık yokuş, nal döken. Deve bir akçe, Deve bin akçe: Her şey eldeki imkânlara ve şartlara göredir; para olmadığı zaman bir akçelik şey bile alınamaz, olduğu zaman ise aynı şeye rahatça bin akçe ödenebilir. Deve döşlü: Çökük karınlı (at). Deve gibi: Uzun boylu, iri yarı ve hantal. Deve gibi yürümek: Geniş adımlarla ve yaylana yaylana lap lap yürümek. Deve hamuru gibi: Tıkız ve yutulması zor yiyecekler için kullanılır. Deve kîni: Sönmeyen, geçmeyen kin. Deve nalbanta bakar gibi bakmak: Hiç bilmediği, görmediği bir şeye yadırgayarak ters ters bakmak: Bre kadın kızım, devenin nalbanta baktağı gibi ne bakıp duruyorsun?... Bu oğlanın kırk yerinde kırk yarası var (Eflâtun C. Güney). Deve olmak: (Başkaları tarafından) Harcanıp bitirilmek, üstüne oturulup yok edilmek, yok olmak: “Bizim yolluk bir anda deve oldu.” Deve tımarı: 1. Üstünkörü ve dikkatsizce yapılan: “Deve tımarı iş.” 2. argo. Dayak: Şu karıya bir deve tımarı lâzım ki aklı başına gelsin diye homurdanmaktan kendini alamaz (Sâmiha Ayverdi). Deve yapmak: Birinin parasının veya malının üstüne oturmak, iç etmek, yutmak.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "deve" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Deve
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • جمل

    verb noun

Images with "deve"

Phrases similar to "deve" with translations into Arabic

Add

Translations of "deve" into Arabic in sentences, translation memory