Translation of "durbin" into Arabic
دوربین, دوربين are the top translations of "durbin" into Arabic.
-
دوربین
(Fars. dūr “uzak” ve bіn “gören” ile dūr-bіn’den) İçine yerleştirilen mercekler vâsıtasıyle uzaktaki şeyleri büyüterek yakında imiş gibi (tersine tutulursa uzakta imiş gibi) gösteren optik âlet: Eline bir dürbün verdi, İngiliz siperlerini buldurdu (Ömer Seyfeddin). Kapağı mine işlemeli altın saat, şu dürbün, hep yengemin hâtıraları (Yusuf Z. Ortaç). ѻ Dürbünün tersiyle bakmak: mec. 1. Olduğundan küçük görmek, önem vermemek, küçümsemek: Bugün memleketimiz millete dürbünün tersiyle bakan snop, taklitçi, câlî bir zihniyetin tazyîki altındadır (Ekrem H. Ayverdi). 2. Olaylara olumsuz gözle bakmak.
-
دوربين
(Fars. dūr “uzak” ve bіn “gören” ile dūr-bіn) 1. Uzağı gösteren âlet, dürbün: Kapudan gemilerinde bir dûrbin dahi olur, lâzım geldikte istîmal ederler (Kâtip Çelebi’den Seç.). Rü’yet-i istikbâle müsâit bir dûrbin vazîfesi îfâ edecek (Cenap Şahâbeddin). Sarayından bakınırken dûrbin elinde / Dedi işte sırlı sırlı sofra yıldız şehzâde (Ziyâ Gökalp). 2. sıf. ve i. İleriyi gören, uzak görüşlü (kimse): Âkıl kişi dûrbin gerektir (Fuzûlî). Maamâfih bize iki senedir mücâhede ettiren gāye-i hayal, bu sene en dûrbin ecnebî ricâlinin, en mühim ecnebî matbûâtının nazarında pek yakında tahakkuk edecek bir hakîkat oldu (Yahyâ Kemal).
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "durbin" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate