Translation of "hadid" into Arabic
حديد, حديد, حديد are the top translations of "hadid" into Arabic.
-
حديد
noun(Ar. ḥadd “kızmak” ve ḥiddet “keskin olmak”tan ḥadіd) 1. Öfkeli, kızgın, hiddetli: Biraz hadid görünür (Muallim Nâci). 2. Keskin, şiddetli, sert: Ey kilk-i hadîd-i cüst ü çâlâk (Recâîzâde M. Ekrem). Göster ne oldu manzara-i hüsnün ey kadîd / Bildir kim vurdu tâcına bir pençe-i hadîd (Abdülhak Hâmit). Hırçın, hadid rüzgârlar ağaçları yerinden sökmek istediği zaman (...) hep pembe çiçekler dökülürdü (Hüseyin C. Yalçın). ѻ Hadîdü’l-basar – Hadîdü’n-nazar: 1. Gözü keskin. 2. mec. Görüşü keskin, uzak görüşlü.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "hadid" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
حديد
noun(Ar. ḥadіd) Demir.
-
حديد
nounDemürdür. Kaçan demürü kızdırsalar suya ya süciye batursalar ol süci veyahud suyu içseler eski çıbanlara ve eski ishâle ve bağırsak çıbanlarına ve dalak şişine ve tuhmeye ve mi‘de süstlüğüne fâide ide. Eğer demürciler teknesinde olan suyu içseler kuduz talayana fâide ide bî-haber iken. Ve safrâdan azmış mi‘deye ve ishâle fâide ide. Ve cimâ‘ı be-gâyet kavî ider. Eğer burudesini [bürâdesini] ağulu şerbetler içine koysalar ağusun aça. Ol şerbet içen kişiye zarar itmeye. Eğer bir kişi polad burudesini [bürâdesini] içse fi’l-hâl üzerine iki dirhem mıknatıs taşın içse üzerine taze süt içse müshil otlarla sayağın ve tereyağın yidüreler be-gâyet fâide ide. Ve burudeyi [bürâdeyi] bezle bağlayub boyuna asakosalar uykuda belinlemeyi gidere. Eğer avretler şâf gibi götürseler kan sızduğun kese. Eğer demür bokun sirkeyle karışdırsalar bevâsıra ve nikrîse ve uvacuk çıbanlara ursalar fâide ide. Ve diş diblerin muhkem eyleye. Ve sidük damladuğun kese. Eğer demür bokunun bir dânekini sirkeyle ya eski hoşaf suyundan ıslâh idüb içseler silsü’l-bevli kese.
Phrases similar to "hadid" with translations into Arabic
-
سورة الحديد
-
حامض حديد
-
زها حديد