Translation of "horoz" into Arabic

ديك, خروز, خروس are the top translations of "horoz" into Arabic.

horoz noun grammar
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • ديك

    noun masculine

    Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.

    يوقظني الديك وطيور أخرى في الصباح.

  • خروز

    (Fars. ḫurūs’tan) 1. Tavuk cinsinin dişisine göre daha iri ve gösterişli, renkleri parlak, ibiği büyük olan erkeği: Evet ama horozlar sükût edip de tavuklar öterse sabah hiç olmaz (Cenap Şahâbeddin). Ötmekte fecre karşı horozlar birer birer (Yahyâ Kemal). 2. benzetme yoluyle. Eski biçimdeki ateşli silâhlarda, ağızdan dolma tabanca ve tüfeklerde tetiğe dokununca düşen ve çakmak taşına veya mermi kapsülüne çarparak barutun ateşlenmesini sağlayan çelik parça: Üst tetikte kurulu çifte horozu gibi kabarma, anladık nişancısın (Mahmut Yesâri). 3. Kapı zembereği mandalı

  • خروس

    (Fars. ḫurūs) 1. Horoz. 2. Eskiden atla döndürülerek buğday öğüten değirmen. ѻ Horos gediği: Atla çevrilen değirmenlerde bir değirmeni işletme imtiyâzı ve bu değirmenleri işletenlerin bağlı olduğu teşkîlât [Bir horos gediği “beygir” denen dört hisseye, bunlar da “mih” denen yirmi dörder hisseye ayrılırdı].

  • دِيك

    Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.

    يوقظني الديك وطيور أخرى في الصباح.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "horoz" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Horoz
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • ديك

    noun

    Sabahları horoz ve diğer kuşlar beni uyandırıyor.

    يوقظني الديك وطيور أخرى في الصباح.

  • خوروز

    (Fars. ḫurūs’tan) 1. Tavuk cinsinin dişisine göre daha iri ve gösterişli, renkleri parlak, ibiği büyük olan erkeği: Evet ama horozlar sükût edip de tavuklar öterse sabah hiç olmaz (Cenap Şahâbeddin). Ötmekte fecre karşı horozlar birer birer (Yahyâ Kemal). 2. benzetme yoluyle. Eski biçimdeki ateşli silâhlarda, ağızdan dolma tabanca ve tüfeklerde tetiğe dokununca düşen ve çakmak taşına veya mermi kapsülüne çarparak barutun ateşlenmesini sağlayan çelik parça: Üst tetikte kurulu çifte horozu gibi kabarma, anladık nişancısın (Mahmut Yesâri). 3. Kapı zembereği mandalı. ѻ Horoz akıllı (kafalı): Akılsız, şaşkın, aptal. Horoz dövüşü: 1. Bu iş için yetiştirilmiş iki horoza yaptırılan iddialı dövüş [Bunun için Hint horozu gibi yaratılıştan dövüşken, boynu çıplak, ibiği küçük, cins horozlar seçilir]: Daha ziyâde mahallesinde horoz dövüşü seyreden çocuklara benziyordu (Ahmet H. Tanpınar). 2. Atışma tarzında kavga eden kimseler için söylenir. Horoz gibi: Kavgacı, saldırgan. Horoz ötmeden: Sabah olmadan, erkenden. Horoz ölür (ölmüş), gözü çöplükte kalır (kalmış): Yaşlanmış olduğu halde hevesi içinde kalan erkekler için kullanılır. Horozdan kaçmak: (Kadın için) Hiçbir erkeğe görünmeyecek kadar tesettüre dikkat etmek: Vâkıa Ulviye Hanım öyle horozdan kaçan takımından da değildir (Ahmed Midhat Efendi). Horozlar ötmek: Sabah olmak.

Images with "horoz"

Phrases similar to "horoz" with translations into Arabic

Add

Translations of "horoz" into Arabic in sentences, translation memory