Translation of "huzur" into Arabic
هدوء, سلام, أمن are the top translations of "huzur" into Arabic.
-
هدوء
noun masculineHayatımda hiç böyle bir huzur, böyle bir mutluluk tatmadım.
لا أظن بأني عرفت الهدوء و السعادة كما الأن.
-
سلام
noun masculineTıpkı huzurdan bahsettiğim gibi, savaş da peşinden takip etmiş.
بمجرد تحدثي عن السلام الحرب تبعتكِ الى هنا
-
أمن
noun masculineOkyanusun sesi kadar huzur veren başka bir şey var mı?
هل هناك شيء أمن مثل صوت المحيط ؟
-
Less frequent translations
- أَمْن
- بَرَكَة
- حُضُور
- سَعَادَة
- سَلَام
- هُدُوء
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "huzur" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
حضور
noun adjective(Ar. ḥużūr) 1. İç rahatlığı, hâlinden memnun olup gönlünde rahatlık duyma, kendini rahat ve memnun hissetme durumu: Dağlar ufkunda mehâbet / Ova ufkunda huzûr / Deniz ufkunda tesellî duyulur (Yahyâ Kemal). Kapıyı açan annemin yüzünde bütün uhrevî huzûrunu dağıtan bir telâş var (Yusuf Z. Ortaç). Huzur içinde yaşanmış o ahşap evlerde (Orhan S. Orhon). 2. Önemli bir makāmın veya kişinin var olduğu, bulunduğu yer, o makam veya şahsın önü, katı, yanı: Ne yüzle varacak Leylâ huzûra rûz-ı mahşerde / Ona rahm eyle şâh-ı enbiyâsın yâ Resûlallah (Leylâ Hanım). Mahkeme huzûrunda hesaplaştık (Reşat N. Güntekin). Nihâyet günün birinde beyaz sarıklı, kartal burunlu ve tâze sakallı bir genç geldi, huzurlarında secdeye kapandı (Rûşen E. Ünaydın). 3. Hazır bulunma, var olma: Nerîman’ın huzûrundan âdeta bîzar oluyorlardı (Hüseyin R. Gürpınar). Açık ve dürüst iş yapmayanlar benden ürkerler, göz göze gelmekten çekinirler; huzûrum onlar için hiçbir zaman hoşlandırıcı olmaz (Refik H. Karay). 4. tasavvuf. Cenâbıhakk’ın varlığının her şeyi kaplayıp başka şeye yer bırakmayacak şekilde hissedildiği mertebe: Kulun halktan gaybeti nisbetinde Hak ile huzûru mükemmel olur. (...) “Falan hâzırdır” cümlesinin mânâsı, “Kalbi ile Rabb’ının huzûrundadır, O’ndan gāfil değildir, O’nu ihlâl etmiş değildir, tersine dâima O’nu zikretmektedir” demektir (Kuşeyrî Risâlesi Terc.).