Translation of "iplik" into Arabic

خيط, ایپلك, ایپلیك are the top translations of "iplik" into Arabic.

iplik Noun grammar
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • خيط

    noun masculine

    Böcek çarptığında, her damlacığın içindeki iplik bobinleri gerilir bir an hareketsiz kılarcasına böceğin hızını keser.

    عندما تخبط الحشرة فإنها تسحب التفافات الخيط بكل قطرة ، مبطّئة الحشرة لتوقّفٍ لحظيّ.

  • ایپلك

    1. Pamuk, keten, yün, ipek vb.nden bükülerek yapılan ve dikiş dikmekte kullanılan ince uzun lif: Bir kısmını katır boncuklarıyle karıştırarak ipliğe dizdim (Reşat N. Güntekin). 2. tezhip. Bir kitabın sayfalarına süs olarak yapılan ince altın çizgilere verilen isim: İşlenen şekillere gelince: Hatâî, penç, bulut, rûmî, iplik, dış pervaz, iç pervaz, göbek... (Sâmiha Ayverdi). 3. Tezyînatta geniş alanları paftalara ayırmak ve zemîni farklı renklere boyamak için kullanılan ve eni 1 – 2 mm. olan şerit.

  • ایپلیك

    1. Pamuk, keten, yün, ipek vb.nden bükülerek yapılan ve dikiş dikmekte kullanılan ince uzun lif 2. Bir kitabın sayfalarına süs olarak yapılan ince altın çizgilere verilen isim 3. Tezyînatta geniş alanları paftalara ayırmak ve zemîni farklı renklere boyamak için kullanılan ve eni 1 – 2 mm. olan şerit. 4. Parmağın on ikide biri kadar olan bir uzunluk ölçüsü.

  • خَيْط

    noun

    Böcek çarptığında, her damlacığın içindeki iplik bobinleri gerilir bir an hareketsiz kılarcasına böceğin hızını keser.

    عندما تخبط الحشرة فإنها تسحب التفافات الخيط بكل قطرة ، مبطّئة الحشرة لتوقّفٍ لحظيّ.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "iplik" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

İplik
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • ایپلیك

    (Türkçe) 1. Pamuk, keten, yün, ipek vb.nden bükülerek yapılan ve dikiş dikmekte kullanılan ince uzun lif: Bir kısmını katır boncuklarıyle karıştırarak ipliğe dizdim (Reşat N. Güntekin). 2. tezhip. Bir kitabın sayfalarına süs olarak yapılan ince altın çizgilere verilen isim: İşlenen şekillere gelince: Hatâî, penç, bulut, rûmî, iplik, dış pervaz, iç pervaz, göbek... (Sâmiha Ayverdi). 3. Tezyînatta geniş alanları paftalara ayırmak ve zemîni farklı renklere boyamak için kullanılan ve eni 1 – 2 mm. olan şerit. 4. Parmağın on ikide biri kadar olan bir uzunluk ölçüsü. ѻ İplik çekmek: (Bir işleme yapmak veya doğru kesebilmek için) Kumaşın bir ipliğini çekip çıkarmak. İplik iplik: İplikler hâlinde, lif lif, tel tel: İplik iplik sarıyor sükûtu bir yumakta (Necip F. Kısakürek). İplik sarmak: İpliği makara, bobin vb. bir yere dolamak. İpliği pazara çıkmak: Saklamak istediği şey herkes tarafından duyulmak, ne mal olduğu anlaşılmak, foyası meydana çıkmak: Ne kumaş olduğun o şûhun anlarsın giderek / Bir gün elbette onun ipliği bâzâra çıkar (Râsih’ten). İpliği pazara çıkmış olan bu esrârın yakında ucuzlayacağına şüphe yoktur (Hüseyin R. Gürpınar).

  • خيط

    Verb Noun

    İplik ve bobin dünyaya getirmek” eskiden Timorluların, kız çocuğun doğduğunu haber vermek için kullandığı bir deyişti.

    «خيط وبكرة» هي عبارة استخدمها سكان تِيمور الشرقية في ما مضى لإعلان ولادة الفتيات.

Add

Translations of "iplik" into Arabic in sentences, translation memory