Translation of "kadife" into Arabic

قادیفه, قطيفه, قطیفه are the top translations of "kadife" into Arabic.

kadife
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • قادیفه

    (Ar. ḳaṭіfe “kırpılmış şey”den) 1. Bir yüzü kısa, ince, sık tüylerle kaplı, ipek, pamuk veya yünden, parlak yumuşak kumaş: Bu sitil örtüleri dâire şeklinde olur, kadife veya atlas üstüne sırma, gümüş veya altın pulla işlenir (Sâmiha Ayverdi). ♦ sıf. 2. Bu kumaştan yapılmış: “Kadife elbise.” “Kadife bohça.” Ve hep civâra serilmiş kadîfe dîvanlar / İçinde bûseden ölmüş vücûdlar bükülür (Yahyâ Kemal). 3. teşmil. Yumuşak ve parlak: “Kadife cilt.” Bu kadife gözler iki çivi gibi yüzüme saplandılar (Yusuf Z. Ortaç). ● Kadifemsi sıf. (< kadife+msi) Kadifeyi andıran, kadifeye benzer, kadife görünüşünde: “Kadifemsi bir cilt.”

  • قطيفه

    (Ar. ḳaṭіfe “kırpılmış şey”den) 1. Bir yüzü kısa, ince, sık tüylerle kaplı, ipek, pamuk veya yünden, parlak yumuşak kumaş: Bu sitil örtüleri dâire şeklinde olur, kadife veya atlas üstüne sırma, gümüş veya altın pulla işlenir (Sâmiha Ayverdi). ♦ sıf. 2. Bu kumaştan yapılmış: “Kadife elbise.” “Kadife bohça.” Ve hep civâra serilmiş kadîfe dîvanlar / İçinde bûseden ölmüş vücûdlar bükülür (Yahyâ Kemal). 3. teşmil. Yumuşak ve parlak: “Kadife cilt.” Bu kadife gözler iki çivi gibi yüzüme saplandılar (Yusuf Z. Ortaç). ● Kadifemsi sıf. (< kadife+msi) Kadifeyi andıran, kadifeye benzer, kadife görünüşünde: “Kadifemsi bir cilt.”

  • قطیفه

    (Ar. ḳaṭіfe “kırpılmış şey”den) 1. Bir yüzü kısa, ince, sık tüylerle kaplı, ipek, pamuk veya yünden, parlak yumuşak kumaş: Bu sitil örtüleri dâire şeklinde olur, kadife veya atlas üstüne sırma, gümüş veya altın pulla işlenir (Sâmiha Ayverdi). ♦ sıf. 2. Bu kumaştan yapılmış: “Kadife elbise.” “Kadife bohça.” Ve hep civâra serilmiş kadîfe dîvanlar / İçinde bûseden ölmüş vücûdlar bükülür (Yahyâ Kemal). 3. teşmil. Yumuşak ve parlak:

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "kadife" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Kadife
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • قديفه

    (Ar. ḳaṭіfe “kırpılmış şey”den) 1. Bir yüzü kısa, ince, sık tüylerle kaplı, ipek, pamuk veya yünden, parlak yumuşak kumaş: Bu sitil örtüleri dâire şeklinde olur, kadife veya atlas üstüne sırma, gümüş veya altın pulla işlenir (Sâmiha Ayverdi). ♦ sıf. 2. Bu kumaştan yapılmış: “Kadife elbise.” “Kadife bohça.” Ve hep civâra serilmiş kadîfe dîvanlar / İçinde bûseden ölmüş vücûdlar bükülür (Yahyâ Kemal). 3. teşmil. Yumuşak ve parlak: “Kadife cilt.” Bu kadife gözler iki çivi gibi yüzüme saplandılar (Yusuf Z. Ortaç). ● Kadifemsi sıf. (< kadife+msi) Kadifeyi andıran, kadifeye benzer, kadife görünüşünde: “Kadifemsi bir cilt.

  • مخمل

    Noun

    Kadife kordonun öbür ucunda olunca tek istediğin bu tarafa geçmek.

    عندما تكون على ذلك الجانب من الجبل المخملي ، كل ما تريده هو أن تكون على هذا الجانب.

Phrases similar to "kadife" with translations into Arabic

Add

Translations of "kadife" into Arabic in sentences, translation memory