Translation of "karanuluk" into Arabic

قره كولق is the translation of "karanuluk" into Arabic.

karanuluk
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • قره كولق

    (Eski Türk. karangġu > karañu+luk > karanlık < kara) 1. Işıklı olmama durumu. Karşıtı: AYDINLIK: Bu sükûnette karıştıkça karanlıkla ışık / Yürüyor durmadan insan ve hayâlet karışık (Yahyâ Kemal). Akşamın alaca karanlığında kılıç artığı çocuklar türkü söylüyorlar (Ahmet H. Tanpınar). Nihâyet karanlıktan sinirlendi ve hizmetçilere lamba emretti (Peyâmi Safâ). 2. Işıksız yer: “Karanlığa doğru yürüdü.” İki gün evvel müslüman eline geçen şehrin ışıkları, çok koyu karanlıklar arasında iki defa daha parlak ve müessirdi (Rûşen E. Ünaydın). Bir gece vakit geçti. Karanlıklara dalmıştım (Yâkup K. Karaosmanoğlu). 3. mec. Anlaşılmayan ve bilinmeyen tarafları bulunma durumu, müphemlik, meçhûliyet: Tebriz sarayındaki mâcera târihin karanlığına karıştı, sır oldu (Ömer Seyfeddin). Bana öyle geliyordu ki asıl esrar bu gizli hakîkatin karanlıkları içindedir (Kerîme Nâdir). ♦ sıf. 4. Işıksız: “Karanlık sokak.” “Karanlık dehliz.” Karanlık gecede yâre bakılmaz (Karacaoğlan). Karanlık yerlerdeki gizli içtimâlar (Reşat N. Güntekin). 5. mec. Anlaşılmayan ve bilinmeyen tarafları bulunan: Karanlık sözler (Peyâmi Safâ). Gönlüm gözüm seninle dolduğu günden beri / Parıltınla rûhumun en karanlık yerleri / Her sâniye bir parça daha berraklaşıyor (Necmeddin H. Onan). 6. mec. Endîşe verici, şüpheli: “Karanlık günler.” “Karanlık bir gelecek.” Sadrâzamın sönük gözleri gāyet uzak, gāyet karanlık şeyler düşünüyor gibi (Ömer Seyfeddin). Memleketi terketmesi istenen karanlık bir adamdı (Sâmiha Ayverdi).

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "karanuluk" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Add

Translations of "karanuluk" into Arabic in sentences, translation memory