Translation of "kararmak" into Arabic
قرارمق is the translation of "kararmak" into Arabic.
-
قرارمق
(< kara+ar-mak) 1. Kara bir renk almak, rengi koyulaşıp siyahlaşmak: Kiminin kaplamaları biraz daha kararmıştır (Peyâmi Safâ). Görürüm, çıkmışlar kararmış çatılardan / Kemik bir kol nasıl fırlarsa bir mezardan (Necip F. Kısakürek). 2. Aydınlığı azalmak, karanlık olmak: Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı / Az sürer gerçi fakîr Üsküdar’ın saltanatı (Yahyâ Kemal). Işıklar karardı, filim başladı, dakîkalar, saatler geçti, koltuklar boş kaldı (Bediî Fâik). Parmağıyle karşıdaki kararan vâdîyi gösterdi (Reşat N. Güntekin). 3. (Ateş) Sönmeye yüz tutup küllenmeye başlamak: Bağdaş kurmuş üç karartı, küllenen ateş büsbütün kararıncaya kadar ağır ve temkinli, uzun uzun konuştular (Refik H. Karay). 4. mec. Kederli bir durum almak, gamlı ve tasalı hâle gelmek: “Gönlü, içi, yüreği kararmak.” Başlangıçta biraz şen, neşeli göründü idi, sonraları çehresi kararmaya başladı (Ahmed Midhat Efendi). Yeniden karardığımı ve biraz evvelki nikbinliğimi kaybetmeye başladığımı hissediyordum (Reşat N. Güntekin). Düşünürsek hayâtımız kararır (Hâlit F. Ozansoy).
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "kararmak" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate