Translation of "sekmek" into Arabic

سكمك, يَرْتَ are the top translations of "sekmek" into Arabic.

sekmek verb grammar
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • سكمك

    (Eski Türk. *sēk-mek) 1. Tek ayak üzerinde zıplamak, sıçrayarak ilerlemek: Terliğin teki yok. Çıplak da basamam. Seke seke sofaya çıktım (Ahmet Râsim). Tombul, küçük serçeler taşlarda sekiyorlar (Enis B. Koryürek). 2. (Fırlayan veya atılan bir nesne) Bir yüzeye çarpıp sıçraya sıçraya gitmek: Ayağımın ucundan sekip gitti (Yusuf Z. Ortaç). Bir ara, annemin merdiven başından fırlattığı bir avuç metelik gözümün önüne geldi, ıslak malta taşları üstünde seken bakır metelikler (Yusuf Z. Ortaç). 3. (Bir yere çarpıp) Yön değiştirmek: “Kurşun duvara çarpıp sekti.” En son ışık sekerken o dağdan öbür dağa / Yorgun adımlarımla çalıştım avutmağa (Necmeddin H. Onan). 4. Âhenkli bir şekilde edâ ile yürümek: Yaz günleri çayır çimen üstünde / Seken dilber beni mecnun eyledi (Karacaoğlan). Eteklerinin daracık çemberi içinde seke seke yürüyen bu hoppa kızı ben de tanıyorum şimdi (Yusuf Z. Ortaç). Yâr yolunda keklik olur sekerim (Behçet K. Çağlar). 5. (Yürürken) Hafifçe topallamak, aksamak: Ve yürürken de bir ayağı sekiyordu (Burhan Felek). 6. Acele ile gitmek, sıvışmak: Mutfak kapısına doğru alışkan ve pişkin adımlarla sekti (Peyâmi Safâ). Orada durursam benim şahniş de kanatlanacak, sektim (Refî C. Ulunay). 7. Kesintiye uğramadan devam etmek, kesintisiz sürmek [Bu anlamla daha çok olumsuz şekli kullanılır]: (Saati) Hiç sekmezdi ve o da bu büyük sâniyeli saatiyle övünürdü (Târık Buğra).

  • يَرْتَ

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "sekmek" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Add

Translations of "sekmek" into Arabic in sentences, translation memory