Translation of "taraf" into Arabic

حزب, طرف, جانِب are the top translations of "taraf" into Arabic.

taraf noun grammar

Bir yarışma veya çatışmada belli bir aidiyeti olan grup. [..]

+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • حزب

    noun masculine

    O süreç de iki tarafın tam desteğiyle sorunsuz geçer diye düşünüyorum.

    أجل ، هذا سيحدث في وقت قصير مع وجود دعم كامل من كلا الحزبين

  • طرف

    noun

    1. Ön, arka, sağ, sol, üst ve alt yanlardan her biri, cihet, yön 2. Yöre, yer, bölge 3. Bir şeyin belli bir kısmı 4. Düşünce, görüş ve istekleri birbiriyle çatışan iki kişi veya topluluktan her biri

    Sami, Ferit'in en yakın arkadaşı Rami tarafından öldürüldü.

    قُتِلَ سامي من طرف صديق فريد المقرّب، رامي.

  • جانِب

    noun

    Sağ tarafı New York'ta iken, Tom'un evinin sol tarafı Connecticut'tadır.

    الجانب الأيسر من منزل توم يقع في كونيتيكت، بينما الأيمن يقع في نيويورك.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "taraf" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Taraf
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • طرف

    noun

    (Ar. ṭaraf) 1. Ön, arka, sağ, sol, üst ve alt yanlardan her biri, cihet, yön: Meyhânenin içinde sağ taraftaki köşeye oturmuş (Ahmed Midhat Efendi). Dört tarafı kapalı bir yerde fikrin işi ne? (Yâkup K. Karaosmanoğlu). Bir çeşme vardı her tarafından ziyâ akar (Yahyâ Kemal). 2. Yöre, yer, bölge: Ben de o taraflardan, İzmit’tenim (Refik H. Karay). Serviliklerde sükûn, yolda sükûn, evde sükûn / Bu taraf sanki bu halkıyle ezelden meskûn (Yahyâ Kemal). Her tarafta bir şantiye manzarası vardı (Ahmet H. Tanpınar). 3. Bir şeyin belli bir kısmı: “Uç tarafı.” “Duvarın sağ tarafı.” Uzun olan bu manzûmenin alt tarafını şimdi hatırlamıyorum (Sâmipaşazâde Sezâî). Doğruluğuna hayran olduğum baş taraflarını okurken içim burkulmuştu (Ahmet H. Tanpınar). Mukavvaya benzettiği kalın deriyi iki tarafı keskin incecik, sapsız bıçağıyle kesişine bakıyorum (Refik H. Karay). 4. Düşünce, görüş ve istekleri birbiriyle çatışan iki kişi veya topluluktan her biri: “Sen hangi taraftansın?” 5. Bir kimsenin anne veya babasının soyundan gelenlerin hepsi: Onun hayâtını ana tarafından torunu olan Cevat Dursunoğlu’ndan sık sık dinledim (Ahmet H. Tanpınar). 6. (İyelik ve diğer çekim ekleriyle kullanıldığında) Bahsedilen kimse veya varlığı belirtir: “Tarafıma, tarafına, tarafımıza, tarafınıza, tarafımdan, tarafımızdan, tarafından.’’ Taraf-ı şâhânenizden bir şey zuhur etmeyince acaba paşa efendimize de mi yemin ettirdi diye merak ettim de anlamaya geldim (Fâik Reşat). Sanmayın tarafımdan ihânet var (Câhit S. Tarancı). Osmanlı devri, Fâtih’in vezîri Büyük Mahmud Paşa tarafından yaptırılmış bir han ve bedestenle başlar (Ahmet H. Tanpınar).

Phrases similar to "taraf" with translations into Arabic

Add

Translations of "taraf" into Arabic in sentences, translation memory