Translation of "tatmak" into Arabic

تَذَوقَ, ذاقَ, طاتمق are the top translations of "tatmak" into Arabic.

tatmak verb
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • تَذَوقَ

    Amatörler, tatmak için giderler ama midelerini doldururlar. Üçüncü dilimden sonra damak tatlarını kaybederler.

    الهواه يذهبون للتذوق ويملئون معدتهم ويفقدون خاصيه التذوق بعد الشريحه الثالثه

  • ذاقَ

  • طاتمق

    (Eski Türk. tāt-mak) 1. (Tat alma duyusu yardımıyle) Bir şeyin tadının nasıl olduğunu anlamak: Korkmayınız, ne sarnıç ne de kuyu zehirlidir dedi. Ben sizi aldatmak için yalnız içine biraz siyah boya attım. Siz tatmaya korktunuz. İnsan bu kadar ölümden korkarsa çok yanılır (Ömer Seyfeddin). Vaktini bulur turşu olur. Yenmek zamânı gelir. Sofraya getirilir. Tadar bakarım ki bir şey değil (Hüseyin R. Gürpınar). Sende tattım yemişlerin cümlesini (Câhit S. Tarancı). 2. (Bir şeyden) Az bir miktar yemek veya içmek: Acaba bahşişini beklediği adamlar bile artık baldan, kaymaktan tadabiliyorlar mıydı? (Rûşen E. Ünaydın). 3. mec. Duymak, hissetmek: Bin şâheserin lezzetini birden tatsaydım (Yâkup K. Karaosmanoğlu). Son zevkin eğer aşk ise ummâna karış, tat / Boynundan o cânan dediğin lâşeyi silk, at (Yahyâ Kemal). Sen Bursa’nın şiirini tadanların başında gelirsin (Ahmet H. Tanpınar). 4. mec. (Olumlu veya olumsuz bir şeyi) Bütün nitelikleriyle yaşamak: “Mağlûbiyeti tatmak.” “Zaferi tatmak.” “Her nefis ölümü tadacaktır.” Sen ki aşkı en çılgın ihtiras ile tattın (Enis B. Koryürek). Kavuşmanın tadı yok / Ayrılığı tatmadan (Orhan S. Orhon). Tadanlar bilir ki hiçbir lezzet sıtma üşümesi ile yarışamaz (Ahmet H. Tanpınar). ѻ Tat ağzım, gör boğazım: Tadı çok hoşa giden, fakat miktârı az olan bir şey yendiği zaman söylenir.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "tatmak" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate
Add

Translations of "tatmak" into Arabic in sentences, translation memory