Translation of "tavan" into Arabic
سقف, سمك, طوان are the top translations of "tavan" into Arabic.
-
سقف
noun masculineO, tavanı maviye boyadı.
طلى السقف باللون الأزرق.
-
سمك
verb noun -
طوان
(Kökü belli değildir) [Eski Türkçe’de rastlanmayan kelime Arapça’ya ve Balkan dillerine de geçmiştir] 1. Bir binânın, bir odanın, kapalı bir yerin üst kısmını oluşturan düz bir yüzey şeklindeki kısım. Karşıtı: TABAN. Bu küçük odanın dört duvarı yerden tavana kadar çinilerle kaplı idi (Ahmet Hâşim). Köşede bir örümcek, ince ipliklerini tavandan duvara atarak ağını örüyor... (Yusuf Z. Ortaç). Bir ışık oyunu var tavanda (Orhan V. Kanık). 2. teşmil. Aşılmaması gereken en yüksek seviye veya fiyat. ѻ Tavan arası: Binâlarda tavanla çatı arasında kalan ve yüksekliğine göre eşyâ konabilen, hatta oturulacak bir yer oluşturan boşluk, çatı arası: Duyuluyor zamânın tahtayı kemirdiği / Tavan aralarında, tavan aralarında (Necip F. Kısakürek). Tavan fiyat: ticâret. Bir ürüne veya mala resmî kuruluşlarca konan fiyatın en yüksek sınırı. Tavan süpürgesi: Yüksek yerlerin tozunu ve örümceğini almak için kullanılan uzun bir değneğe geçirilmiş süpürge. Tavan başına geçmek (yıkılmak): (Beklenmedik üzücü bir durum karşısında) Çok sıkılmak, ezilmiş gibi olmak: Oda etrâfımda fırıl fırıl dönüyor, tavanlar başıma yıkılıyordu (Kerîme Nâdir).
-
Less frequent translations
- سَقْف
- طاوان
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "tavan" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
تاوان
(Kökü belli değildir) [Eski Türkçe’de rastlanmayan kelime Arapça’ya ve Balkan dillerine de geçmiştir] 1. Bir binânın, bir odanın, kapalı bir yerin üst kısmını oluşturan düz bir yüzey şeklindeki kısım. Karşıtı: TABAN. Bu küçük odanın dört duvarı yerden tavana kadar çinilerle kaplı idi (Ahmet Hâşim). Köşede bir örümcek, ince ipliklerini tavandan duvara atarak ağını örüyor... (Yusuf Z. Ortaç). Bir ışık oyunu var tavanda (Orhan V. Kanık). 2. teşmil. Aşılmaması gereken en yüksek seviye veya fiyat. ѻ Tavan arası: Binâlarda tavanla çatı arasında kalan ve yüksekliğine göre eşyâ konabilen, hatta oturulacak bir yer oluşturan boşluk, çatı arası: Duyuluyor zamânın tahtayı kemirdiği / Tavan aralarında, tavan aralarında (Necip F. Kısakürek). Tavan fiyat: ticâret. Bir ürüne veya mala resmî kuruluşlarca konan fiyatın en yüksek sınırı. Tavan süpürgesi: Yüksek yerlerin tozunu ve örümceğini almak için kullanılan uzun bir değneğe geçirilmiş süpürge. Tavan başına geçmek (yıkılmak): (Beklenmedik üzücü bir durum karşısında) Çok sıkılmak, ezilmiş gibi olmak: Oda etrâfımda fırıl fırıl dönüyor, tavanlar başıma yıkılıyordu (Kerîme Nâdir).
-
سقف
nounO, tavanı maviye boyadı.
طلى السقف باللون الأزرق.
-
طوعاً
(Ar. ṭav‘ “isteyerek yapma”nın tenvinli şekli ṭav‘an) İsteyerek, zorlanmadan, kendi isteğiyle. Karşıtı: KERHEN
Images with "tavan"
Phrases similar to "tavan" with translations into Arabic
-
السندرة
-
السندرة