Translation of "taze" into Arabic
تازه, جَدِيد are the top translations of "taze" into Arabic.
-
تازه
(Fars. tāze) 1. İlk ve yeni durumunu koruyan, bayatlamamış, bozulmamış olan: “Tâze ekmek.” “Tâze balık.” “Tâze süt.” Onun yüzünde bir tâze gül açılıyordu (Nâmık Kemal). Çocukların yüzleri bir meyve gibi tâze... (Ahmet H. Tanpınar). Tâze ve canlı yeşilini kaybeden bütün tabiatta ilkbaharın uzaklaştığını görüyorum (Peyâmi Safâ). 2. Kurutulmamış veya kurumamış olan, yeşil: Elinde tâze dut dolu bir tabak... (Ahmet Hâşim). 3. Dinç görünüşlü, yıpranmamış, körpe: Landonun içindekiler kadın olmaktan ziyâde kız zannolunan, iki genç tâze çehre idi (Hâlit Z. Uşaklıgil). Her bahar bir tâze gelin edâsı kazanan mahallemizin küçük ve fakir süslü çeşmelerini görür gibi olurdum (Ahmet H. Tanpınar). 4. (Çiçek, sebze vb. için) Toplanmasının üzerinden zaman geçmemiş: “Tâze karanfil.” “Tâze kabak.” 5. Yeni, zamânı geçmemiş: Ve bize Selânik’le cereyan eden muhâberenin en tâze havâdisini getirdi (Hâlit Z. Uşaklıgil). İkdam, Sabah, Tercümân-ı Hakîkat o tâze havâdisler... (Hüseyin R. Gürpınar). 6. i. Genç kadın: Başı havalanmış gençlere, kısmeti çıkmamış tâzelere tedbirler arar, çâreler bulur (Yusuf Z. Ortaç). Kanepeye iki tâze oturmuş (Reşat N. Güntekin). İki tâzenin oturdukları masanın yanındaki boş yeri beğendim (Burhan Felek).
-
جَدِيد
Her zaman taze kahvesi hazır olsun, ve, her zaman solunda dur.
تأكّد للإبقاء مجلة جديدة مفيدة ، , um و ، يبقى دائما إلى يساره.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "taze" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
"Taze" in Turkish - Arabic dictionary
Currently, we have no translations for Taze in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.