Translation of "tetik" into Arabic

تتیك, رشيق - خفيف الحركة, زناد are the top translations of "tetik" into Arabic.

tetik
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • تتیك

    (Eski Türk. tіtik “akıllı, zeki”) Çevik, çabuk davranan, dikkatli ve uyanık: Elinde mavzer, tığ gibi tetik bir delikanlıydı (Refik H. Karay). Bu seni yetiştiren ulu millet / Ağırbaşlı, dimdik / Uyanık, tetik (Behçet K. Çağlar). ѻ Tetik durmak: Dikkatli ve hazırlıklı bulunmak: Herkes silâh başında tetik duruyor (Ömer Seyfeddin). Pervâne Subaşı’nın öğüdünü tutup tetik duracağına Çudar hayvanına uymuş, Türkmen’i küçümseyerek serinlemek için zırhını çıkarmıştı (Kemal Tâhir). Demircan oradaysa tetik durun, şakası yoktur haaa!... (Kemal Tâhir). Tetik davranmak: Uyanık ve dikkatli olup ânında davranmak: Çâre düşünün, tetik davranın, Leandr, Seli’yi kaçırmaya bir düzen kurmuş (Ahmed Vefik Paşa). Vakit yok. Tetik davranmadın mı topun ağzındasın (Mahmut Yesâri). Tetiğini bozmamak: Telâş göstermemek, soğukkanlı davranmak: Kadın tetiğini bozmadan süratle uzaklaşıyor, talikada oturan arkadaşlarının yanına koşuyordu (Musâhipzâde Celâl). Tetikte beklemek (bulunmak, durmak, olmak vb.): Çok uyanık ve dikkatli beklemek (bulunmak, oturmak, olmak), fırsat kollamak: Dokunma keyfine; yalnız tetik bulun, zîrâ / Deniz kadın gibidir, hiç inanmak olmaz hâ (Tevfik Fikret). Bütün devletler onu kendilerine lokma etmek hazırlığı içinde tetikte bekliyorlardı (Sâmiha Ayverdi). Park yerlerini kaçırmamak için tetikte dururdu (Târık Buğra).

  • رشيق - خفيف الحركة

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "tetik" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Tetik
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • زناد

    جزء من السلاح يضغط عليه بالاصبع لاطلاق الرصاصة

    Tetik çekecek kadar büyük ama.

    لكنه كبير بما فيه الكفاية لسحب زناد مسدس.

  • تتیك

    (Türkçe) (< tetik [?]) 1. Tüfek vb. ateşli silâhlarda, çekildiğinde ateşleme işini yapmak üzere zembereği harekete geçiren mâdenî dil: Tetiğe dokundum. Yerde bir çırpınma... (Refik H. Karay). 2. teşmil. Bir hareketi ânî olarak başlatmaya yarayan parça. ѻ Tetiğe basmak – Tetiği çekmek: Ateş etmek: Turgut tam tetiği çekecek iken / Kolundan şiddetle tutarak birden / Dedi: “Turgut, yapma, bu iş pek günah!” (Ziyâ Gökalp).

Add

Translations of "tetik" into Arabic in sentences, translation memory