Translation of "uyku" into Arabic
نوم, النوم, نومة are the top translations of "uyku" into Arabic.
-
نوم
noun masculineBazen o kadar çok şey okurum ki yemek ve uykuyu unuturum.
أحيانا أُكثر من القراءة لحدّ نسيان أمر الطعام والنوم.
-
النوم
Bazen o kadar çok şey okurum ki yemek ve uykuyu unuturum.
أحيانا أُكثر من القراءة لحدّ نسيان أمر الطعام والنوم.
-
نومة
Noun feminineBazen o kadar çok şey okurum ki yemek ve uykuyu unuturum.
أحيانا أُكثر من القراءة لحدّ نسيان أمر الطعام والنوم.
-
Less frequent translations
- حلم
- سكون
- سِنَة
- نَوْم
- سنة
- اویقو
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "uyku" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
نوم
verb nounظاهرة طبيعية
Bazen o kadar çok şey okurum ki yemek ve uykuyu unuturum.
أحيانا أُكثر من القراءة لحدّ نسيان أمر الطعام والنوم.
-
اویوقو
(Türkçe) (< uyu-ku) 1. Organizmanın, dinlenip toparlanabilmesini sağlamak üzere vücuttan ve dış dünyâdan gelen uyarıları fizyolojik ve geçici olarak idrak edememesi durumu: Halbuki fecir saati müslüman için rüyâsız bir uykunun nihâyeti ve yıkanma, ibâdet, neşe ve ümîdin başlangıcıdır (Ahmet Hâşim). ♦ mec. 2. Sükûnet hâli, hareketsizlik, durgunluk: Lâkin az sonra lezîz uyku bir encâma varır / Hilkatin gördüğü rü’yâ biter, etrâf ağarır (Yahyâ Kemal). Toprak altında asırlarca süren uykularından henüz uyanmış gibi bakan gözleriyle seyretmek beni dâima düşündürmüştür (Ahmet H. Tanpınar). Eğil bak sevgilim bu muzlim kuyu / Daldığı hudutsuz sâkin uykuyu / Hep aynı rüyâda geçirmektedir (Necmeddin H. Onan). 3. Çevrede olan biteni farketmeme durumu, gaflet: Cemâat, elverir artık bu uykudan uyanın / Hudâ rızâsı için dünkü hâdisâtı anın (Mehmet Âkif – Ş.A.D.). Televizyon Türk sinemasını kamçılamıştır. Uykudan uyandırmış, hatta olağanüstüye itmiştir (Metin Erksan). ѻ Uyku basmak (bastırmak): Çok uykusu gelmek, uykunun ağırlığı üzerine çökmek, uyumak isteğiyle gevşemek: Bu sefer bir rahatlık duymuştu. Yattı. Yeniden uyku bastırıyordu (Peyâmi Safâ). Uyku (Uykusu) başına sıçramak (vurmak): Uykusunu iyi alamamaktan veya ânî olarak uyanmaktan dolayı hırçınlaşmak, sersemlemek: Aman da pek yaramaz, uyku sıçramış başına / Bakın beşik de getirdim, bakın yatar mı şuna (Mehmet Âkif’ten). Uyku çekmek: Uyumak:
Images with "uyku"
Phrases similar to "uyku" with translations into Arabic
-
سكون
-
وضع السكون المختلط
-
وضع الاستعداد
-
انقطاع النفس أثناء النوم
-
سكون في وضع الخمول
-
شلل النوم