Translation of "avare" into Persian
آواره, آواره are the top translations of "avare" into Persian.
-
آواره
1. Boş gezen, işsiz güçsüz (kimse), aylak, başıboş 2. Kararsız, şaşkın, perîşan
Benim kalbim hile bilmez, bir avare olsam bile.
قلب من يه آواره ست با دو پاي باقي مونده
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "avare" into Persian
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
آواره
(Fars. āvāre) 1. Boş gezen, işsiz güçsüz (kimse), aylak, başıboş: Bizim gibi nice âvâreler burada hidâyete erdiler (Reşat N. Güntekin). 2. Kararsız, şaşkın, perîşan: Derdine düşeli oldum âvâre (Pir Sultan Abdal). Silkin ve sâkin ol dedim âvâre gönlüme / Artık kederli hisleri bir bir içinden at (Yahyâ Kemal). 3. Evsiz barksız (kimse), serseri: Âvâreye her yer âşiyandır (Muallim Nâci). Ey kimsesiz âvâre çocuklar hele sizler / Hele sizler (Tevfik Fikret). 4. Başıboş, belli bir düzeni olmayan, düzensiz: Âvâre bir duman bacalardan uzaklaşır (Hüseyin Sîret). Kışın âvâre nâtüvan güneşi (Hâlit F. Ozansoy). ѻ Âvâre etmek (eylemek, kılmak): Başıboş bırakmak, işinden alıkoymak: Ruhları bir kuş gibi âvâre kılan uyku (Orhan V. Kanık). Âvâre olmak: 1. Başıboş ve kararsız duruma gelmek, işsizlikten dolayı ne yapacağını şaşırmak: Sabahtan uğradım yâre / İşimden oldum âvâre (Karacaoğlan). 2. Uzak kalmak, ayrı düşmek: Oldum ilimden âvâre (Yûnus Emre).
Benim kalbim hile bilmez, bir avare olsam bile.
قلب من يه آواره ست با دو پاي باقي مونده