Translation of "kimya" into Persian

شیمی, كيمياء, كیمیا are the top translations of "kimya" into Persian.

kimya noun grammar

Maddenin özellikleri, bileşimi ve yapısının, maddenin bileşimi ve yapısındaki değişimlerin, ve bunlarla ilişkili enerji değişimlerinin araştırıldığı bilim dalı.

+ Add

Turkish-Persian dictionary

  • شیمی

    noun

    Maddenin yapısını, özelliklerini, tepkimelerini araştıran ve uygulayan bilim dalıdır.

    Sınav matematik, fizik ve kimyayı içeriyordu.

    امتحان شامل ریاضیات، فیزیک و شیمی بود.

  • كيمياء

    (Ar. kіmiyā’ < Yun. khēmia) 1. Cisimlerin atom ve molekülleri bakımından yapısını, birbirine etkisini ve bunların birleşim ve dönüşümlerini inceleyen ilim. 2. eski. Bakır, kurşun vb. âdî mâdenleri iksir denilen maddeyi ilâve ederek gümüş veya altına dönüştürme ilmi, eski kimyâ, alşimi2, simyâ1: Kîmyâ sanma ki san’atla olur / Mu’cizeyle yâ kerâmetle olur (Nâbî’den). Kimyâ mu’cize-i Mûsâ’dır / Gayrı kimse ona olmaz kādir (Sünbülzâde Vehbî’den). İlm-i simyâ tâbiri halk arasında eski ilm-i kimyâ mukābili olarak kullanılır (Âgâh S. Levent). Eski kimyâ ilminin modern kimyâ ile hiçbir alâkası yoktur (İskender Pala). 3. tasavvuf. Kişinin âdî mâdenler mesâbesinde olan nefs-i emmâresini tasfiye ederek altın mesâbesindeki güzel ahlâk ve kemâle dönüştürme yolu: Umaram hâlis ola zer gibi bu kalb-i siyâh / Kîmyâdır bilirem sohbeti dervîşlerin (Ahmed Paşa). Kîmyâ-yı aşka biz mâlikleriz tâlib bize / Bir kara toprak ise altun eder iksîrimiz (Hayâlî). 4. mec. Ender bulunan kıymetli şey, iksir: Kîmyâdır ki kalbi hâlis eder / Cevher-i lâ ilâhe illallah (Şeyhî). Kîmyâ oldu bugün ma’nâ eri / Cismi yok dillerde kuru adı var (İsmâil Hakkı Bursevî). Eski şâirler kimyâ ve iksir kelimelerini çok defa kıymet ve nedretten kinâye olarak kullanılar (Âgâh S. Levent).

  • كیمیا

    (Ar. kіmiyā’ < Yun. khēmia) 1. Cisimlerin atom ve molekülleri bakımından yapısını, birbirine etkisini ve bunların birleşim ve dönüşümlerini inceleyen ilim. 2. eski. Bakır, kurşun vb. âdî mâdenleri iksir denilen maddeyi ilâve ederek gümüş veya altına dönüştürme ilmi, eski kimyâ, alşimi2, simyâ1: Kîmyâ sanma ki san’atla olur / Mu’cizeyle yâ kerâmetle olur (Nâbî’den). Kimyâ mu’cize-i Mûsâ’dır / Gayrı kimse ona olmaz kādir (Sünbülzâde Vehbî’den). İlm-i simyâ tâbiri halk arasında eski ilm-i kimyâ mukābili olarak kullanılır (Âgâh S. Levent). Eski kimyâ ilminin modern kimyâ ile hiçbir alâkası yoktur (İskender Pala). 3. tasavvuf. Kişinin âdî mâdenler mesâbesinde olan nefs-i emmâresini tasfiye ederek altın mesâbesindeki güzel ahlâk ve kemâle dönüştürme yolu: Umaram hâlis ola zer gibi bu kalb-i siyâh / Kîmyâdır bilirem sohbeti dervîşlerin (Ahmed Paşa). Kîmyâ-yı aşka biz mâlikleriz tâlib bize / Bir kara toprak ise altun eder iksîrimiz (Hayâlî). 4. mec. Ender bulunan kıymetli şey, iksir: Kîmyâdır ki kalbi hâlis eder / Cevher-i lâ ilâhe illallah (Şeyhî). Kîmyâ oldu bugün ma’nâ eri / Cismi yok dillerde kuru adı var (İsmâil Hakkı Bursevî). Eski şâirler kimyâ ve iksir kelimelerini çok defa kıymet ve nedretten kinâye olarak kullanılar (Âgâh S. Levent).

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "kimya" into Persian

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Phrases similar to "kimya" with translations into Persian

Add

Translations of "kimya" into Persian in sentences, translation memory