Translation of "saray" into Persian

کاخ, کوشک, قصر are the top translations of "saray" into Persian.

saray noun grammar
+ Add

Turkish-Persian dictionary

  • کاخ

    noun

    Evet, güzel bir asa ve muhteşem bir saray.

    آره يه سلطنت زيبا و يه کاخ باشکوه.

  • کوشک

    noun
  • قصر

    noun

    Küçükken babamın kabininin bana saray gibi geldiğini hatırlarım.

    ، من اطاق پدرم رو يادم مياد وقتي کوچيک بودم بنظرم يه قصر بود

  • Less frequent translations

    • دژ
    • پلازا
    • قلعه
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "saray" into Persian

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Saray Proper noun proper grammar
+ Add

Turkish-Persian dictionary

  • سارایوو

    proper
  • سرایوو

    proper
  • کاخ

    noun

    محل زندگی شاه

    Beyaz Saray gerekeni yapmanız için tam yetki verdi.

    کاخ سفید اجازه ی همه ی اقدامات لازم برای حل این مسئله رو داده.

  • سراى

    (Fars. serāy) [Kelime Türkçe’den bâzı Avrupa dillerine de geçmiştir] 1. Hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük ve gösterişli binâ: Bunlar bütün vakāyi-i mâziyeyi saray dehlizlerinden çıkarırlar (Cenap Şahâbeddin). Îran sefâreti, eski Sâsânî saraylarının hâtıralarından bir şark üslûbu aramıştı (Ahmet H. Tanpınar). Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka / Benzer üç bin sene evvelki mutantan şarka (Yahyâ Kemal). 2. teşmil. Hükümdar veya devlet başkanı ve bunların çevresi: Evet oğlum, hoca sevmezdi bilirdim sarayı / Ammâ sövmezdi de hoşlanmadığından dolayı (Mehmet Âkif’ten). 3. İçinde kamu işlerinin yürütüldüğü büyük yapı: “Adliye sarayı.” “Spor ve sergi sarayı.” ѻ Saray helvası: Şeker, buğday unu, bitkisel yağ vb. ile yapılan bir tür pişmaniye. Saray lokması: Lokma denen hamur tatlısının sarayda yapılan çok nefis bir çeşidi: Hamur çorbası, saray lokması, mantı, baklava, ekmek kadayıfı, şekerpâre (...) hurma yer, Tanrı’nın günü yaptırırdı (Ahmet Râsim). Saray lokması diye meşhur olan lokmanın en nefîsi, saray matbahının “Helvacıyân-ı hâssa” adını taşıyan helvacı ocağı mensupları tarafından yapılırdı (Mehmet Z. Pakalın). Saray ustası: Osmanlı sarayında kalfaların başı, sarayda kâhya kadın. Sarây-ı Âmire: Osmanlı pâdişahlarının sarayı: Sayısız isyancılar gelip Sarây-ı Âmireye dolmuş idi (Kâtip Çelebi’den Seç.). Sarây-ı âsafî: Sadrâzam dâiresi. Sarây-ı bekā: Öteki dünya. Sarây-ı fenâ: Bu dünya.

Phrases similar to "saray" with translations into Persian

Add

Translations of "saray" into Persian in sentences, translation memory