Translation of "tepe" into Persian
تپه, تل, تپه are the top translations of "tepe" into Persian.
-
تپه
noun(Eski Türk. töpü > *töpe > tepe; kökü belli değildir) 1. Etrâfındaki arâziden daha yüksek olan, genellikle yüksekliği birkaç yüz metreyi geçmeyen yeryüzü biçimi, küçük dağ: Yaz aylarını geçirmek için kırlara, tepelere kaçarlar (Ahmet Hâşim). Yeşil bir tepeden denize bakan mezarlık bir dilenci kalabalığıyle bizi karşıladı (Yusuf Z. Ortaç). Ne yârdan geçilir ne serden / Korkuyorum bu gecelerden / Bel bağladığım tepelerden / Gün doğmayabilir bir daha (Câhit S. Tarancı). 2. İnsan veya hayvanın başının üst kısmı, iki kulak arasındaki bölümü: “Tepesi kapının pervazına değiyor.” 3. Bir şeyin en yüksek kısmı, en üstteki bölümü, uç kısmı: Almanlar, asma kabağı gibi üç günde çardağın tepesine fırlamak istemediler (Cenap Şahâbeddin). Tepesi sivri, altı geniş çamlardan birinin önünde durup anlattı (Ahmet Hâşim). Tepesi uçtuğu için Tepsi Minâre denen eski Selçuk Kulesi’nden 1916 şubatında ordusunun ric’atini temin için çocuğu, kadını sipere koşan destânî şehri seyre başladık (Ahmet H. Tanpınar). 4. Bir şeyin veya yerin tam üstü: Askerler başlarını tepelerinden gelen sese doğru kaldırdılar (Ömer Seyfeddin). O gün öğleden sonra tepelerinde birkaç Fransız tayyâresi uçuşlar yaptı (Refik H. Karay). Ateş hattında kurşunlar tepesinden yağarken dahi onu rahatlıkla Hakk’ın huzûrunda tutabilen hudutsuz kudretti (Sâmiha Ayverdi). 5. Birinin yanı başı, çok yakını, baş ucu: Garson elindeki boş kadehle tepemde durunca... (Yusuf Z. Ortaç). Haçlılar her an tepemizde bekliyor ve fırsatlardan faydalanmak istiyorlardı (Nûreddin Topçu’dan).
Gölgekediler ve tepe kabileleri düşünmen gereken son şeyler.
تو نبايد نگران هيولا ها و قبيله هاي ساکن تپه ها باشي.
-
تل
nounتپه باستانی
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "tepe" into Persian
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
تپه
nounTepe de odun kesiyordum kendime ya.
آره خب ، بالاي تپه داشتم چوب مي بريدم.