Translation of "dede" into Icelandic

afi, föðurfaðir are the top translations of "dede" into Icelandic. Sample translated sentence: Eskiden dedenin yaptığı gibi elma şekeri yapalım mı? ↔ Eigum viđ ađ gera karamelluepli eins og afi gerđi?

dede noun grammar

Kişinin annesinin veya babasının babası.

+ Add

Turkish-Icelandic dictionary

  • afi

    noun masculine

    Kişinin annesinin veya babasının babası.

    Eskiden dedenin yaptığı gibi elma şekeri yapalım mı?

    Eigum viđ ađ gera karamelluepli eins og afi gerđi?

  • föðurfaðir

    Noun
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "dede" into Icelandic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

Dede proper
+ Add

"Dede" in Turkish - Icelandic dictionary

Currently, we have no translations for Dede in the dictionary, maybe you can add one? Make sure to check automatic translation, translation memory or indirect translations.

Add

Translations of "dede" into Icelandic in sentences, translation memory

Ancak, Luther’in 1517’de endüljansı (günahların para karşılığında bağışlanmasını) protesto edişini de Chronologia’ya koyduğu için bu eseri Katolik Kilisesinin Yasak Kitaplar Listesine girdi.
En þar eð Mercator birti einnig í bókinni mótmæli Lúters frá 1517 gegn sölu aflátsbréfa var Chronologia sett á lista kaþólsku kirkjunnar yfir bannaðar bækur.
Samuel 25:41; II. Kırallar 3:11) Ana babalar, küçük ve ergenlik çağındaki çocuklarınıza –ister İbadet Salonunda, isterse de çevre veya bölge ibadeti yapılan bir yerde– herhangi bir görev verildiğinde, bu görevi sevinçle yerine getirmeleri için onları teşvik ediyor musunuz?
(1. Samúelsbók 25:41; 2. Konungabók 3:11) Foreldrar ættu að hvetja börn og unglinga til að vinna fúslega hvaða verk sem er, hvort heldur það er í ríkissalnum eða á stað þar sem haldið er mót.
İsa ve öğrencilerinin günlerinde de, birinci yüzyıldaki Yahudiliğin sahte dinsel geleneklerinin esaretinde eriyip biten ve İsrail’de yapılan kötülüklerden ötürü “yüreği kırık” olan Yahudiler’e ferahlık getirdi.
Á dögum Jesú og lærisveina hans var hann uppörvandi fyrir Gyðinga sem hörmuðu illskuna í Ísrael og voru hnepptir í fjötra falstrúarhefða gyðingdómsins.
6 Tanrı adamını tanıtan başka önemli bir nitelik de cömertliktir.
6 Annar áberandi eiginleiki guðsmannsins er örlæti hans.
Fakat Pavlus’un: “Bunlarda yaşadığınız zaman, bir vakitler onlarda yürüdünüz” sözleri, insanların bu ahlak çöküntüsünden kurtulabileceklerini gösterir.—Koloseliler 3:5-7; Efesoslular 4:19; ayrıca I. Korintoslular 6:9-11’e de bak.
Þó getur fólk rifið sig upp úr slíkri siðspillingu, því að Páll segir: „Meðal þeirra voruð og þér áður, þegar þér lifðuð í þessum syndum.“ — Kólossubréfið 3: 5-7; Efesusbréfið 4: 19; sjá einnig 1. Korintubréf 6: 9-11.