Translation of "Hanging" into Turkish

Asılı, asma, asılı are the top translations of "Hanging" into Turkish.

Hanging
+ Add

English-Turkish dictionary

  • Asılı

    I'm the one who gave Tom the painting that's hanging above his fireplace.

    Tom'a şöminenin üstünde asılı olan tabloyu veren kişi benim.

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Hanging" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

hanging adjective verb noun grammar

Present participle of hang. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • asma

    Babylon was famous for its hanging gardens.

    Babil, asma bahçeleriyle ünlüydü.

  • asılı

    I'm the one who gave Tom the painting that's hanging above his fireplace.

    Tom'a şöminenin üstünde asılı olan tabloyu veren kişi benim.

  • sarkan

    Still see his little shins and feet hanging from the ceiling fan across the hut.

    Kulübe tavanındaki üfleçten sarkan ayakları, bacakları gözümün önünde hâlâ.

  • Less frequent translations

    • askıda kalmış
    • bir sonuca varılmamış
    • idama layık
    • ipe çekerek idam
    • alkol,uyuşturucu kullanılan gecenin sabahındaki his
    • idam
    • askıda
    • sarkma
    • Asarak idam
    • asarak idam
    • idam cezası vermeye meyilli.
    • idam, asma

Images with "Hanging"

Phrases similar to "Hanging" with translations into Turkish

  • anlam · asarak idam etmek · asmak · asmak, asılmak, asılı durmak, duvar kâğıdı kaplamak, idam etmek, asmak, kavrama, kapma · asılmak · asılı durmak · asılı kalmak · asılı olmak · başında olmak · birbirinden ayrılmamak · dayanmak · dinlemek · engellemek · ertelemek · eğmek · havada kalmak · idam etmek · kaplamak · kilitlenmek · kullanılış tarzı · mana · mani olmak · sallandırmak · sallanmak · sarkma · sarkmak · sarkıt · sarkıtmak · takmak · tehdit etmek · tehir etmek · tutturmak · umursamamak · vakit geçirmek · yapışmak · yapıştırmak
  • Kapat
  • kapat
  • asıl derdini anlatmak için bir şeyi bahane olarak kullanmak · bir görüşü yansıtmak için araç olarak kullanılan şey · fikir belirtmek için fırsat olarak değerlendirilen şey · görüşlerine/fikirlerine dikkati çekecek bir şey · görüşlerini/fikirlerini dayandıracak bir şey · görüşlerini/fikirlerini yansıtacak bir şey · üzerinden bir konudaki görüşünü belirtebileceği bir şey
  • aylak aylak dolaşmak · başıboş gezmek, sürtmek · beklemek · dolanmak · gezinmek · oyalanmak · sallanmak
Add

Translations of "Hanging" into Turkish in sentences, translation memory