Translation of "depressed" into Turkish

üzgün, bunalımlı, mahzun are the top translations of "depressed" into Turkish.

depressed adjective verb grammar

Simple past tense and past participle of depress. [..]

+ Add

English-Turkish dictionary

  • üzgün

    noun

    severely despondent and unhappy

    I am the first depressed man in a bar.

    Bir barda bile kendini üzgün hisseden ilk insanım.

  • bunalımlı

    suffering from clinical depression

    Something must've happened in Boston. Tom seems really depressed.

    Boston'da bir şey olmuş olmalı. Tom gerçekten bunalımlı görünüyor.

  • mahzun

  • Less frequent translations

    • bastırılmış
    • basılmış
    • canı sıkkın
    • canı sıkılmış
    • debrese
    • depresyonlu
    • değeri düşürülmüş
    • ekonomi
    • gergin
    • indirilmiş
    • karamsar
    • kederli
    • keyifsiz
    • miktarı azaltılmış
    • morali bozuk
    • yýpranmýþ
    • çökkün
    • çöküntü içinde olan
    • üzüntülü
    • keyifsiz, morali bozuk, üzgün, sanayisi gelişmemiş
    • mutsuz
  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "depressed" into Turkish

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Phrases similar to "depressed" with translations into Turkish

  • alçaltmak · bunaltmak
  • altetmek · alçaltmak · azaltmak · basmak · bastırmak · bastırılabilir. depressingly can sıkıntısı vererek · canını sıkmak · değerini veya miktarını azaltmak · düşürmek · indirmek · kasvet vermek · kolunu kanadını kırmak · kuvvetten düşürmek · kısmak · mevki veya rütbesini indirmek · meyus etmek. depressible şevki kırılır · moralini bozmak · mutsuz etmek · sıkmak · zayıflatmak · öldürmek · üzerek · üzerek. · üzmek · üzmek, keyfini kaçırmak, içini karartmak, basmak, bastırmak, durgunlaştırmak
  • geri bölge
  • donma noktası alçalımı
  • acıklı · ağrılı · iç karartıcı · iç karartıcı, kasvet verici, can sıkan · kasvetli
  • Depresyon · alçak · alçak basınç alanı · buhran · buhran devresi · bunalım · can sıkıntısı · depresyon · depresyon, çökkünlük, çöküntü, bunalım, ekonomik daralma, bunalım, depresyon, çukur · dermansızlık · düşkünlük · ekonomik kriz · girinti · hüzun · ingin yer · karamsarlık · kasvet · keder · kriz · piyasada durgunluk · çukur · çukurluk · çökek · çökkünlük · çökme · çöküntü
  • durgunluk sebebi olan · durgunluk sebebi olan. · kasvet verici · kasvetli · kasvetli, can sıkıcı
  • faaliyeti azaltan · müsekkin · yatıştırıcı · yatıştırıcı, müsekkin · yatıştırıcı.
Add

Translations of "depressed" into Turkish in sentences, translation memory