Translation of "Bakmak" into Arabic

باقمق, نظر, اهتم are the top translations of "Bakmak" into Arabic.

Bakmak
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • باقمق

    (Eski Türkçe’den beri kullanılır) (-e) 1. Gözleri bir şey üzerine çevirmek: Bir giderim bir arkama bakarım / Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim (Türkü). Etrâfıma baktım, kimseler yok (Nâmık Kemal). 2. Seyretmek: Çalınan kampanaya bakarak çok eğlendi (Refik H. Karay). Bakmakla doyamayacağım yüz (Ziyâ O. Sabâ). 3. Görüp incelemek, tetkik etmek: “Buyurun, önce istediğiniz gibi bakın, karârınızı sonra verirsiniz.” 4. Üzerinde durmak, önem vermek, göz önünde bulundurmak, nazarıîtibâra almak: “Gelmiş gelmemiş, ben hiç öyle şeye bakmam.” Sen o terbiyesizlere bakma Hesnâ Hanım (Hüseyin R. Gürpınar). Açık çantayı Behîre’nin önüne sürdü. Sen bana bakma ye... (Mahmut Yesâri). 5. İlgilenmek, meşgul olmak: “Sen gezmene bak, başka şey düşünme.” “İşinize bakınız.” “Bizim işlerimize kim bakacak?” Hacı biraz da bize bak, şu masanın hâlini görmüyor musun? (Mahmut Yesâri). 6. Bir şeye gereken bakımı yapmak, ihtimam göstermek, emek vermek: “Kendinize hiç bakmıyorsunuz.” Ömer Ağa taburuna pek iyi bakar (Hâlit Z. Uşaklıgil). Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur dedik (Sait Fâik). 7. Yoklamak, araştırmak, kontrol etmek: “Suyun derinliğine bakmak için pabucunu çıkarıp dereye girdi.” “Cebine bak, cüzdanını almış mısın?” Şimdi bir konsolun üstü kaldı bakmadığım (Yusuf Z. Ortaç). 8. Bir işle, bir hizmetle görevli olmak: “Giden evrâka hangi memur bakıyor?” Sen benim atımla odama bakarsın (Ömer Seyfeddin). İkdâm’ın sanat ve edebiyat sütunlarına bakmak vazîfesini üzerime almış olmaktan utanıyorum (Ahmet Hâşim).

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Bakmak" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

bakmak verb grammar

Gözlerini aktif olarak kullanmak. [..]

+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • نظر

    noun masculine

    Kate Chris'e baktı ve sonra onu görmezden geldi, bu onu perişan etti.

    ألقت كايت نظرة على كريس ثم تجاهلته، الشيء الذي جعله يحزن.

  • اهتم

    verb

    Sen uzaktayken köpeğe kim baktı?

    من اهتم بالكلب في غيابك؟

  • رأى

    verb

    Erkek ve kadınlar, bakıcılara çok farklı gözle bakarlar.

    الرجال والنساء رأي رعاية الطفل في العديد من الطرق المختلفة.

  • Less frequent translations

    • بحث
    • يَنْظُرُ
    • نَظَرَ
    • رصد
    • هُوَذَا
    • اِعْتَنَى
    • اِهْتَمَّ
    • حَرَسَ
    • رَصَدَ
    • يَنْظُر
    • حرس
    • بقمق

Phrases similar to "Bakmak" with translations into Arabic

Add

Translations of "Bakmak" into Arabic in sentences, translation memory