Translation of "Damlamak" into Arabic
داملامق, طاملامق, طمله مق are the top translations of "Damlamak" into Arabic.
-
داملامق
(Eski Türk. tam-mak “damlamak”tan tam-ı-ġ+la-mak > *tamıla-mak > tamla-mak > damla-mak) (... / -e) 1. Damla hâlinde düşmek, damla damla akmak: Elindeki lokmaya yaşlar damladı (Rûşen E. Ünaydın). Bıçak soksan gölgeme / Sıcacık kanım damlar (Necip F. Kısakürek). 2. (Musluk, dam vb. şeyler) Ârızalı olup içindeki veya üstündeki suyu damla damla akıtmak. 3. mec. Gelmek, çıkagelmek, görünmek: Merak etme, yine döner dolaşır damlarız (Mahmut Yesâri). Sabah sabah damlıyorlar (Sait Fâik). Rahmi erkenden damladı (Burhan Felek). ► Damlamak fiiliyle deyimler: Akmasa da damlar / Kaleminden kan damlamak / Yanağından (Yüzünden) kan damlıyor.
-
طاملامق
(Eski Türk. tam-mak “damlamak”tan tam-ı-ġ+la-mak > *tamıla-mak > tamla-mak > damla-mak) (... / -e) 1. Damla hâlinde düşmek, damla damla akmak: Elindeki lokmaya yaşlar damladı (Rûşen E. Ünaydın). Bıçak soksan gölgeme / Sıcacık kanım damlar (Necip F. Kısakürek). 2. (Musluk, dam vb. şeyler) Ârızalı olup içindeki veya üstündeki suyu damla damla akıtmak. 3. mec. Gelmek, çıkagelmek, görünmek: Merak etme, yine döner dolaşır damlarız (Mahmut Yesâri). Sabah sabah damlıyorlar (Sait Fâik). Rahmi erkenden damladı (Burhan Felek). ► Damlamak fiiliyle deyimler: Akmasa da damlar / Kaleminden kan damlamak / Yanağından (Yüzünden) kan damlıyor.
-
طمله مق
(Eski Türk. tam-mak “damlamak”tan tam-ı-ġ+la-mak > *tamıla-mak > tamla-mak > damla-mak) (... / -e) 1. Damla hâlinde düşmek, damla damla akmak: Elindeki lokmaya yaşlar damladı (Rûşen E. Ünaydın). Bıçak soksan gölgeme / Sıcacık kanım damlar (Necip F. Kısakürek). 2. (Musluk, dam vb. şeyler) Ârızalı olup içindeki veya üstündeki suyu damla damla akıtmak. 3. mec. Gelmek, çıkagelmek, görünmek: Merak etme, yine döner dolaşır damlarız (Mahmut Yesâri). Sabah sabah damlıyorlar (Sait Fâik). Rahmi erkenden damladı (Burhan Felek). ► Damlamak fiiliyle deyimler: Akmasa da damlar / Kaleminden kan damlamak / Yanağından (Yüzünden) kan damlıyor.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Damlamak" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
طملمق
(Eski Türk. tam-mak “damlamak”tan tam-ı-ġ+la-mak > *tamıla-mak > tamla-mak > damla-mak) (... / -e) 1. Damla hâlinde düşmek, damla damla akmak: Elindeki lokmaya yaşlar damladı (Rûşen E. Ünaydın). Bıçak soksan gölgeme / Sıcacık kanım damlar (Necip F. Kısakürek). 2. (Musluk, dam vb. şeyler) Ârızalı olup içindeki veya üstündeki suyu damla damla akıtmak. 3. mec. Gelmek, çıkagelmek, görünmek: Merak etme, yine döner dolaşır damlarız (Mahmut Yesâri). Sabah sabah damlıyorlar (Sait Fâik). Rahmi erkenden damladı (Burhan Felek). ► Damlamak fiiliyle deyimler: Akmasa da damlar / Kaleminden kan damlamak / Yanağından (Yüzünden) kan damlıyor.