Translation of "damla" into Arabic
قطرة, داملا, طمله are the top translations of "damla" into Arabic.
Düşmek üzere olan bir damlanın şekli, alt tarafı yuvarlak, üst tarafı incelmiş.
-
قطرة
noun feminineBir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.
إن قطرة واحدة من السم كافية لقتل ١٦۰ شخصًا.
-
داملا
(Eski Türk. tam-mak “damlamak”tan tam-ı-ġ+la-ġ > *tamıla > tamla > damla) 1. Bir sıvının ufak bir yuvarlak şeklindeki çok küçük parçası, katre: İsterse her damlası bir damla zehir olsun (Nâmık Kemal). Yağmurun sayısız ve asabî damlaları tıpır tıpır çadırın üstüne düşüyor (Ömer Seyfeddin). 2. Damlalıkla belli bir sayıda akıtılarak kullanılan ilâç: “Göz damlası.” “Burun damlası.” 3. Reçine ve bitki öz suyunun katılaşmış küçük parçacığı. 4. sıf. Façetalı olarak kesilmeyen, damla gibi yuvarlak, güzel renkli ve berrak olan (yâkut, zümrüt vb. değerli taş). ѻ Damla damla: Damlalar hâlinde: Dökülen damla damla gözyaşı (Hâlit F. Ozansoy).
-
طمله
(Eski Türk. tam-mak “damlamak”tan tam-ı-ġ+la-ġ > *tamıla > tamla > damla) 1. Bir sıvının ufak bir yuvarlak şeklindeki çok küçük parçası, katre: İsterse her damlası bir damla zehir olsun (Nâmık Kemal). Yağmurun sayısız ve asabî damlaları tıpır tıpır çadırın üstüne düşüyor (Ömer Seyfeddin). 2. Damlalıkla belli bir sayıda akıtılarak kullanılan ilâç: “Göz damlası.” “Burun damlası.” 3. Reçine ve bitki öz suyunun katılaşmış küçük parçacığı. 4. sıf. Façetalı olarak kesilmeyen, damla gibi yuvarlak, güzel renkli ve berrak olan (yâkut, zümrüt vb. değerli taş). ѻ Damla damla: Damlalar hâlinde: Dökülen damla damla gözyaşı (Hâlit F. Ozansoy).
-
قَطْرَة
Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.
إن قطرة واحدة من السم كافية لقتل ١٦۰ شخصًا.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "damla" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
داملا
(Kökü kesin olarak belli değildir; bir önceki kelimeden gelmiş olabilir) tıp. 1. Gut hastalığı, nikris: Ölüm cihâna hükümdar olup duyuldu adı / Yanında iş görecek bir de başvekil aradı / Liyâkat ehli olanlarla hep saray doldu / Huzûra önce giren damla, sıtma, harp oldu (Mehmet Sirâceddin’den). 2. Yüreğe gelen inme, sekteikalp: Bana zorla damla mı indirmek istiyorsun be kadın! (Hüseyin Suat). ѻ Damla inmek: İnme inmek: Asya gribinin üçüncü turunda nakavt oldu, damla indi (Nüvit Özdoğru’dan).
-
قطرة
nounBir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.
إن قطرة واحدة من السم كافية لقتل ١٦۰ شخصًا.