Translation of "Kader" into Arabic

قدر, قدر, مصير are the top translations of "Kader" into Arabic.

Kader
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • قدر

    verb noun

    الرغبة

    Kaderinde anne olması gereken biri varsa o da sensin.

    لو قدر لأحد أن يكون أماً فهو انتِ

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "Kader" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Translations with alternative spelling

kader noun grammar

Bazı inanışlara göre, olayların gidişatını önceden değiştirilemez şekilde belirleyen güç veya etmen. [..]

+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • قدر

    noun masculine

    (Ar. ḳader) (Zamânı ve oluş biçimiyle her şey hakkında) Allah tarafından ezelde tâyin ve tespit edilmiş hükümlerin bütünü, alın yazısı [Bu hükümlerin oluş hâline gelmesine kazâ denir. Kazâ ve kader Cenâbıhakk’ın takdîri ve bu takdîrin olay şeklinde ortaya çıkmasıdır]: Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor / Lâkin vatandan ayrılışın ıztırâbı zor (Yahyâ Kemal). Ben kazâya, kadere inanmış bir insanım (Fâruk N. Çamlıbel). İnsan kaderinin büyük taraflarından biri de bugün attığı adımın kendisini nereye götüreceğini bilmemesidir (Ahmet H. Tanpınar). ѻ Kader birliği: Aynı olayları, aynı zor şartları birlikte yaşama durumu: O âna kadar bütün yol süresince kader birliği eden şu insanlar birdenbire dağılıverdiler (Bekir Büyükarkın). Yaylada Türkmen’dim, dağda zeybektim / Kader birliğini tattım hayatta (Behçet K. Çağlar). Kader böyle imiş: Başa gelen nâhoş bir durum karşısında söylenen tevekkül ve kadere rızâ sözü; kaderde varmış. Kaderde varmış: Kader böyle imiş. Kadere (Kaderine) boyun eğmek: Başına gelene râzı olmak: Artık eskisi gibi vara yoğa hırçınlaşmıyor, kaderine tamâmıyle boyun eğmiş görünüyordu (Reşat N. Güntekin). Buradaki insanların çoğu kadere boyun eğmişti (Bekir Büyükarkın). Kadere küsmek: Karşılaştığı tâlihsizliklerden ümitsizliğe düşüp mücâdeleyi bırakmak, hayâta karşı küskün bir durum almak. Kadere meydan okumak: Olacak şeye karşı direnmek, olan şeyleri kabullenmeyip üstüne gitmek [..]

    Ve çocuğumun kaderinin senin ellerinde olmasını istiyor ve senin ellerinde.

    ويُريد أن يكون قَدَر طفلتي بين يديْك ، وهذا الأمر.

  • مصير

    noun masculine

    Sami'nin kaderi jürinin ellerindeydi.

    أصبح مصير سامي بين يدي هيئة المحلّفين.

  • قسمة

    noun feminine

    O zaman Bay Clavermore'dan gelen bu teklif kader gibi.

    إذن هذا العرض من السيّد كليفرمور كالقسمة والنصيب.

  • Less frequent translations

    • قَدَر
    • قِسْمَة
    • مَصِير

Phrases similar to "Kader" with translations into Arabic

Add

Translations of "Kader" into Arabic in sentences, translation memory