Translation of "Seraser" into Arabic
سراسر, سراسر are the top translations of "Seraser" into Arabic.
-
سراسر
(Fars. ser “baş” ve pekiştirme elifi -ā- ile ser-ā-ser) Baştan başa, tamâmıyle: Ne hazîne kaldı vü ne mülk ü mâl / Düşmene oldu serâser pây-mâl (Ahmedî). Kara toprağa gark idim serâser / Ne hırkam var idi anda ne efser (Şemseddin Sivâsî). Hezâran şükr-i bî-had sad hezâran hamd ü bî-gāye / Serâser mazhar oldu kâinât eltâf-ı Mevlâ’ya (Fıtnat Hanım).
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "Seraser" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
سراسر
(< Fars. serāser) [Kumaşa baştan başa tel konularak dokunduğu için bu isim verilmiş olabilir] İpek, altın ve gümüşle dokunan çok kıymetli eski bir kumaş çeşidi: “Serâser kaplı kürk.” “Serâser kuşaklı yeniçeri ağası.” Paşa baştardasının çadırı Cağaloğlu zamânında serâserden olup sonra bir yeşil, bir kırmızı kadifeden ettiler (Kâtip Çelebi’den Seç.). Yine Kānûnî Süleyman’a âit olan bu şalvar, altınlı ve gümüşlü tel ile dokunmuş nefis bir serâser olup arada ve tahrirlerde kullanılan açık mâvi ipekle meydana getirilen büyük kıt’ada aylar ortasında güneş ve etrâfında yıldızlarla muhteşem bir hal almıştır (Tahsin Öz). Küçük şehzâdeye verilen hediyelere gelince, bir devlet hazînesi tutarında olan bu saçıların içinde katar katar dîbâlar, canfesler, şallar, serâserler, som altından sahanlar (...) bulunurdu (Sâmiha Ayverdi).