Translation of "ezmek" into Arabic
عصر, قمع, ازمك are the top translations of "ezmek" into Arabic.
-
عصر
verb -
قمع
verb -
ازمك
(Eski Türk. ez-mek “bir şeyin üzerine çizik atmak”) 1. (Bir şeyi üzerine el, ayak veya bir âletle basmak veya bütün ağırlığı ile üstünden geçmek sûretiyle) Yassıltmak, çiğnemek, ufalamak, parçalamak: En kıymettar mücevherat ile îmal edilen bir göğüslüğü ayağının altında ezmiş (Sâmipaşazâde Sezâî). Kemikten kalan et liflerini dişlerinin arasından çekmekle, ayıklamakla, ezmekle meşguldü (Refik H. Karay). Sonra iki tırnağı arasına koyup çıt diye eziyorlar (Burhan Felek). 2. (Katı, toz veya tâne hâlindeki bir şeyi) Bir sıvı içinde karıştırarak belli bir kıvâma getirmek, sulandırıp eritmek: Altın tas içinde kınam ezdiler / Gümüş tarağınan zülfüm çözdüler (Türkü). Şekerler ezeyim şirin diline (Pir Sultan Abdal). Vişne reçelinin suyundan şerbet ezmek için... (Yusuf Z. Ortaç). ♦ mec. 3. Yenmek, mahvetmek: O ezmeden biz ezelim düşmanı (Ziyâ Gökalp). 4. Üzerine baskı yaparak hükmü altında inletmek, tahakküm edip sindirmek: Şimdi onlar halkın arasına tekrar nasıl girebilirler? Onu o kadar ezdiler ki... (Rûşen E. Ünaydın). Silâh gücünü ve orduyu da ele geçirmiş olan bürokratlar halkı ezdiler (Ahmet Kabaklı). 5. Etkisini kuvvetle hissetirip sıkıntı vermek, ağırlığı altında bunaltmak: Onu hakāreti altında ezmeye karar verdi (Ömer Seyfeddin). Fakat düdüğü ile diğer arkadaşları gibi hapishânedekilerin yüreklerini ezdi bitirdi (Bediî Fâik). Hoş, oldu olası kendisini mânidar sükûtuyle ezmiş olan Hilmi Bey cepheden ve bu türlü açık bir târizde bulunmazdı (Sâmiha Ayverdi). 6. argo. Harcamak, sarfetmek, yiyip bitirmek: Paraları bir haftada ezerim (Sait Fâik).
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "ezmek" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate