Translation of "kabul" into Arabic
قبول, إسْتِقْبال, قبول are the top translations of "kabul" into Arabic.
-
قبول
verbSaakaşvili iktidara geldiğinde Gürcistan'ın şimdiki milli marşı, 2004 yılında kabul edildi.
تم قبول النشيد الوطني الحالي لجورجيا في ٢٠٠٤ ، عندما جاء ساكاشفيلي الى السلطة.
-
إسْتِقْبال
Evet, kabul töreninizden önce uygun bir taht bulmamız gerekebilir.
قبل الاستقبال الأول, يجب أن نجد عرشاً يناسبك.
-
Show algorithmically generated translations
Automatic translations of "kabul" into Arabic
-
Glosbe Translate
-
Google Translate
Translations with alternative spelling
-
قبول
noun(Ar. ḳabūl) 1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek peki deme, râzı olma, muvâfakat etme: Kabul etmek isteyenler varsa ellerini kaldırsın (Ömer Seyfeddin). Onlar bunu ister de ben kabul etmez miyim? (Fâruk N. Çamlıbel). 2. Bir iş veya ziyâret için gelenleri yanına, huzûruna alma: Bizi çınar ve dut ağaçlarının gölgesinde kabul etti (Ahmet Hâşim). Celâleddin Harzemşâh’ın elçilerini burada kabul etti (Ahmet H. Tanpınar). 3. Bir ziyâretçiyi ağırlama işi veya tarzı: “Elçi kabûlü.” “Kabul merâsimi.” Misâfirperverdirler, kusursuz kabuller yaparlar, sıkılmayacağınıza emînim (Refik H. Karay). 4. Verilen bir şeyi alma, geri çevirmeme: “Rüşveti kabûle yanaşmadı.” Artık sizden hiçbir şey kabul etmemeye mecbûrum, dedi (Reşat N. Güntekin). 5. Birini bir yere veya bir topluluğa alma, bir kimse bir topluluğa alınma: “Derneğe kabûlüne karar verildi.” Bu alçak gönüllülük, bu teslim üzerine Hacı Bayram onu yanına çağırır, müritliğe kabul eder (Ahmet H. Tanpınar). 6. Doğru ve yerinde olduğunu hükme bağlama, onaylama, tasdik etme: “5. maddenin kabûlünden sonra toplantıya ara verildi.” 7. Üstüne alma: “Suçu kabûle yanaşmadı.” “Sorumluluğu kabulden kaçıyor.” Nûrefşan’ın suç ortaklığını kabul etmiş oluyordum (Peyâmi Safâ). 8. Öyle olduğuna inanma, gerçek olduğunu teslim ve îtiraf etme: “Hakîkati kabulden kaçıyor.” Bütün kusur ve meziyetleri ile bürokrasilerin de milletlerin bir mahsûlü olduğunu kabul edeceğiz (Ahmet Kabaklı).
-
قعبول
(Arapça) teke sakalı adlı nebat. Fransızcası salsifis. Birleşikgillerden, pembe veya mor çiçekli, kökü ve filizleri sebze olarak kullanılan bir yıllık otsu bitki. Tragopogon porrifolius
Phrases similar to "kabul" with translations into Arabic
-
الجرعة اليومية المقبولة
-
مورد مخصص
-
قبول · قَبِلَ · يقبل · يوافق حتماً · يَقْبَلُ
-
مجال مقبول
-
ممول السداد
-
سياسة الاستخدام المقبول
-
مبادئ محاسبة مقبولة عامة
-
معايير القبول