Translation of "serbest" into Arabic

حر, حُرّ, سربست are the top translations of "serbest" into Arabic.

serbest adjective
+ Add

Turkish-Arabic dictionary

  • حر

    adjective masculine

    Şirket serbest ticaret anlamına gelir.

    الشركة تدعم التجارة الحرة.

  • حُرّ

    adjective

    Şirket serbest ticaret anlamına gelir.

    الشركة تدعم التجارة الحرة.

  • سربست

    (Fars. ser “baş” ve best “bağlı”dan ser-best “başı bağlı”) [Kelime aşağıdaki anlamları Türkçe’de kazanmıştır] 1. Herhangi bir kısıtlamaya, şarta ve zorlamaya bağlı olmadan davranabilen, istediği gibi karar verip istediği gibi hareket edebilen: Grazya her hususta serbest (Ömer Seyfeddin). Ona, serbest olsaydı Erenköyü’nden başka nereye gidebileceğini sordum (Peyâmi Safâ). Farsça’da serbest kelimesi “başı bağlı” demek olduğu halde biz tam tersine “başı boş” olarak benimsedik (Nejat Muallimoğlu). 2. O anda yapacak bir işi olmayan, o sırada boş olan: “Saat beşten sonra serbest misin?” 3. Tutuklu, esir veya bağımlı olmayan, hür, özgür. 4. Herhangi bir güç tarafından engellenmeyen, bir şeye veya yere bağlı olmayan: “İpin ucu serbest.” Dallar ve yapraklar arasında görünen mâi ve serbest semâ parçalarına (...) durup bakıyordu (Ahmet Hâşim). Babâîler isyânını besleyen asıl kuvvet mevcut otoriteyi tanımaya hiç de râzı olmayan, sürülerine serbest otlak, kendilerine beylik arayan Harezm kabîleleridir (Ahmet H. Tanpınar). 5. Belli kurallara bağlı olmayan: “Giriş çıkış serbest.” “Serbest ticâret.” Hâsılı bahçeye serbest bir orman manzarası verdirmek için bilseniz ne kadar çalıştım (Ahmet Hâşim). Fakat onlar donmuş avuçlarıyle zamânı da yakalıyorlar, durduruyorlar ve hayâtımın serbest akışına mâni oluyorlar (Peyâmi Safâ). 6. Rahat hareket eden, rahat konuşan, sıkılgan ve utangaç davranmayan: Son derece hassas, doğru, samîmî, serbest (Ömer Seyfeddin). Huzurda serbest, tabiî oturuşu sadrâzamı çok şaşırttı (Ömer Seyfeddin). 7. (Genç kız ve kadınlar için) Davranışlarında görgü kurallarını, toplumun verdiği hükümleri fazla umursamayan, rahat hareket eden: Kız o kadar serbestti ki on dakîka içinde on senelik lâflar konuştuk (Ömer Seyfeddin). 8. zf. Rahat bir şekilde, rahatça: “Serbest hareket etmek.” “Serbest konuşmak.”

  • Show algorithmically generated translations

Automatic translations of "serbest" into Arabic

  • Glosbe

    Glosbe Translate
  • Google

    Google Translate

Phrases similar to "serbest" with translations into Arabic

Add

Translations of "serbest" into Arabic in sentences, translation memory